Searching...
30 Eylül 2013

Tanrı'ya sorular

03:15
     İlk önce bu blog'da ilk oluşumun heyecanını yaşadığımı belirtmek istiyorum ve burada olmamı sağlayan burada olmamı destekleyen herkese çok teşekkür ediyorum. 

     Sabah yine bir hiddetle uyandım vücudumdan bağımsız olduğumu gördüm. Nasıl mı ? Hareket edebiliyordum fakat vücudum sabitti hissedebiliyordum fakat gözlerimi açamıyordum. Sonra her şeyin farkına vardım peki ya şimdi ne olacaktı benim inancıma göre ölümden sonra yaşam yoktu fakat şu an hala bedenden bağımsız bir ruhum vardı. Korkmaya başladım aslında çünkü bu olanlar benim yaşantımın çok dışındaydı korktuğum gibi de oldu. İki melek geldi birinin adı Münker birinin Nekirmiş başladılar sorulara ve tabi ki beni ufaktan sıcak basmaya başladı tek bir şey istedim tanrıya sadece bir kaç soru sormak Cebrail geldi isteğimin kabul edildiğini söyledi ve beni tanrının yanına götürdü.
     Aslında mutluydum bütün hayatım boyunca merak ettiğim soruların cevabını bulacaktım burada. Bana neden inanmadığımı sordu inanmam için bir neden göstermesini istediğimde peygamberlerinden kitaplarından mucizelerinden muhteşem dengesinden bahsetti.
  1. Varlığınla ilgili neden hiç bir şey hissetmedim?
  2. Birçok peygamber gönderdin neden onlardan biri ben değildim?
  3. Muhammed'in kalbini temizlemene ne gerek vardı ? Onun kalbi zaten temiz değil miydi ?
  4. Neden 1400 sene sonra bile hiç bir zaman güncellenmeyen bir kitaba inanmamı bekledin? Sence bu kitabın şu an hala geçerliliği var mı ? Sen olsan hiç bir toplumsal şart aynı olmadığı halde 1400 sene sonra aynı kitaba inanırmıydın?
  5. Kuran inerken bile birbiriyle çelişen ayetlerin var bu da demek oluyor ki fikir değiştirebiliyorsun bu da demek oluyor ki geleceği net göremiyorsun peki hala nasıl aynı kitabın doğruluğu geçerli?
  6. Neden Hamza yerine Ebu Cehil'in kalbini temizlemedin ?
  7. Muhammed'i neden bizden üstün yarattın ?
  8. Neden dünyadaki kötülüklere hep göz yumdun?
  9. Afrika yüzyıllarca açlıktan öldü neden onlara kuran indirmek yerine bir tas çorba vermedin hiç mi vicdanın yok. Yılda 30 milyon insanın sadece açlıktan ölüyor. Kuranın indiği zamanlar bunu düşünmedin mi hiç? Maslow bile ihtiyaçlar hiyerarşisinde sevgi, saygı gibi ihtiyaçlardan önce yeme-içme barınmanın ilk sırada olduğunu savunmuş bu kadar zor muydu bunu düşünmek?
Sonra anladım ki yine rüyadayım ve kendi kendime yine aynı soruları soruyorum bunun da tek sebebi korkular... Artık korkuları kafamızdan atalım ve unutmayalım ki her zaman çalışan iki el dua eden binlerce elden daha çok iş yapar.

0 yorum:

Yorum Gönder