30 Haziran 2013

İletişimin Evrimi | Belgesel

   

                                                                                      
                                                                   İletişimin Evrimi 
                                                      Canlılar arasında iletişimin evrimini
                                   anlatan bu güzel 45 dakikalık belgeselle sizleri başbaşa bırakıyoruz
                                                                   İyi Seyirler...

              

29 Haziran 2013

Her 13 kişiden 1’i şempanze ayaklarına sahip

Her 13 kişiden 1’i şempanze ayaklarına sahip

ABD’li bilim insanlarının yaptığı bir araştırma, dünyada her 13 kişiden 1’inin şempanze benzeri ‘esneme özelliği yüksek’ ayaklara sahip olduğunu ve böylece ağaçlara çok daha rahat tırmanabileceğini ortaya koydu.



       bilimtrue
       Güncelleme: 22:50 TSİ 29 Hazire. 2013 Cumartesi
Eğer ağaçlara tırmanma konusunda başarılıysanız, bunun açıklaması şempanze benzeri ayaklara sahip olmanız olabilir.
Boston Üniversitesi araştırmacıları Jermey DeSilva ve Simone Gill, bazı insanların yürümeye elverişli olan düz ayak yapısı yerine ‘daha esnek ve bükülebilir’ ayaklara sahip olduğunu tespit etti. Böylece, bazılarının ağaçlara nasıl çabucak tırmanabildiği de anlaşılmış oldu.
İki araştırmacı, Boston Bilim Müzesi’nde yaptıkları deneyde, 400 yetişkinden müze içinde çıplak ayakla yürümelerini istedi. Kameraya çekilen görüntüler incelendiğinde, deneklerin yüzde 8’inin ayaklarının orta kısmında esnekliğe sahip olduğu belirlendi.

‘American Journal of Physical Anthropology’ dergisine yayımlanan araştırmada, bu özelliğin ağaçlarda yaşayan şempanzelere benzediği ifade edildi.
‘TOPUN ÜZERİNDE KIVRILAN AYAK’
DeSilva ve Gill’in yaptığı araştırmanın bir benzerini yürüten İngiltere’nin Liverpool Üniversitesi’nden Robin Huw Crompton, ‘orta ayakta esnekliğin ağaçlara tırmanma konusundaki beceriyi açıklayabileceğini’ doğruladı.
Peki, bükülebilen ayak neye benziyor? Araştırmada, şempanze benzeri ayak, ‘topun üzerine bastığınızda onun üzerinde kıvrılan ayak’ olarak tanımlanıyor. Aynı zamanda, şempanze benzeri ayağın topuk ile top arasında kalan kısmıda yarısına kadar bükülüyor.
Bu esneklik, bazı insanların ayaklarındaki bağların daha yumuşak olmasıyla açıklanıyor. DeSilva, ‘deney esnasında bükülebilen ayakları fark etmenin çok kolay olduğunu ancak bu ayaklara sahip insanların durumlarının farkında olmadığını’ belirtti. DeSilva, ‘Bu beni şaşırttı’ ifadesini kullandı.
‘YÜRÜMEYİ ZORLAŞTIRIYOR’
Guardian sitesine açıklama yapan İngiliz araştırmacı Crompton ise, ‘bükülebili ayakların ağaçlarda yaşadığımız zamanlardan günümüze uzanıyor olabileceğini’ belirtti. Ancak şempanzelerin ayak parmaklarıyla nesneleri tutabilmesi gibi diğer benzerlikleri milyonlarca yıl içinde kaybettik.
Crompton, şempanze benzeri ayaklara sahip olmayanların da ‘özellikle ani hız değişimi gibi belli durumlarda ayaklarını normalden fazla bükebileceklerini’ de not düştü.
DeSilva, ayrı bir yetenek olarak görülse de, esnek ayakların yürümeyi daha zorlaştırdığını düşünüyor. İleride bu alanda araştırmalar yapmak isteyen DeSilva, “Bana kalırsa atalarımızı ağaçtan indiğinden bu yana esnek ayaklı olmak olumsuzluk haline geldi. Ayrıca ayakkabıların ayak anatomisini etkilediğini biliyoruz. Bu değişimler hala devam ediyor” dedi.

Güneş'e Isı gözlemi

Güneş’in atmosferini gözlemleyecek

NASA, Güneş’in atnmosferinin neden ’anormal derecede sıcak’ olduğunu anlamak için eşi benzeri görülmemiş bir deney yapacak. Bir roketin içine yerleştirilecek olan spektrograf, Dünya’nın yörüngesinden Güneş’i gözlemleyerek bugüne dek ulaşılmamış bilgileri bilime kazandıracak.



bilimtrue
Güncelleme: 22:43 TSİ 29 Haziran. 2013 Cumartesi
Güneş’in neden 5510 derece gibi yüksek bir sıcaklığa sahip olduğu, insanların en az merak ettiği konulardan biri olabilir. Ancak NASA, Güneş’in çekirdeğinde kopan nükleer tepkimelerle değil, atmosferini ilgilendiren bir deney düzenleyecek.
NASA’nın dün gerçekleştirmeyi planladığı ama teknik nedenlerle ertelenen ateşleme, Lockheed Martin yapımı bir L-1011 taşıyıcı uçağından bırakılacak Orbital Sciences Pegasus XL roketiyle yapılacak. Roketin içinde yer alan Bölge Görüntüleme Spektrograf (IRIS) güneş gözlemevi, Güneş’i hiç olmadığı kadar detaylı bir şekilde inceleyecek.
L-1011 tarafından 12 metre yükselikte bir kruvazör füzesi gibi ateşlenecek olan Pegasus XL roketi, güdümlü bir füze gibi yörüngeye küçük uyduları yerleştirmek için kullanılıyor.
Yörüngeye yerleştiği zaman, IRIS, Güneş’in ‘taçküre’ olarak bilinen ve alçak atmosferinin küçük bir kısmını oluşturan bölgesini gözlemlemeye başlayacak. Güneş diskini yüksek çözünürlükte gözlemleme kapasitesi olan Güneş Dinamikleri Gözlemevi’nin (SDO) aksine, IRIS, bilimsel açıdan incelenmesi büyük önem taşıyan alçak atmosferi temsil eden, güneş diskinin sadece yüzde 1’lik alanını inceleyecek.
Pegasus XL roketi L-1011'e monte edilmiş halede. Fotoğraf: NASA.

SIRRI ÇÖZEBİLECEK Mİ?
Bilim insanlarının uzun yıllardır kafasını kurcalayan soru, Güneş’teki taçküre plazması milyonlarca derece sıcaklığa erişirken, ‘fotosfer’ olarak bilinen yüzeyin sadece birkaç bin derece sıcaklıkta olması. Araştırmacılar, Güneş’te bir ısıtıcı mekanizma olduğunu ve derinliklerinden taşıdığı enerjiyi fotosfere ilettiğini, aynı zamanda da taç küreye de tekrar enerji kazandırdığını düşünüyor.
Isıtıcı mekanizmanın, Güneş’in manyetik alanlarında ilerleyen ve taçküredeki plasmaya enerji yükleyen dalgalar olduğu düşünülüyor. Ancak böyle bir mekanizmanın var olduğunu kanıtlamak için, Güneş’in atmosferindeki çok küçük yapıları gözlemleyebilmek gerekiyor.
NASA’nın Japon Uzay Araştırma Ajansı (JAXA) ve Avrupa Güney Gözlemevi’nin (ESO) işbirliğiyle yapılan projede, IRIS çok küçük ölçeklerde gözlemlediği bölgede 240 km çözünürlükle haritalar çıkaracak.
Pegasus XL roketi L-1011'e monte edilmiş halede. Fotoğraf: NASA.

UZAY’IN HAVA DURUMUNU BELİRLİYOR
IRIS, morötesi dalgaboylarını görüntüleyen bir kamera ve alçak atmosferin içeriklerini analiz edecek bir spektrometreye sahip.
Lockheed Martin’de IRIS bilim ekibinin başında yer alan Bart DePontieu, “İncelediğimiz sıcaklık aralıklarındaki materyalleri tespit ederek, bu materyallerin hızını ve kütlelerini de tespit edebiliriz” dedi.
Gökbilimciler, taçkürenin alçak kısmının ‘uzayın hava durumunu belirlediğini’ ifade ediyor. Manyetik kuvvetlerin kontrolü altındaki alçak atmosfer, çok sık patlamalar ve taçküre kütle atımlarına sahne oluyor. IRIS’in inceleyeceği kromosfer ve fotosferde de, Güneş fırtınaları sık olarak görülüyor.
NASA, bugün yapılması amaçlanan ateşlemeyle, uzayın hava durumunu etkileyen faktörleri daha iyi anlamak adına önemli bir adım atmak istiyor.
Güneş, her 11 yılda tamamlanan ve üzerindeki siyah lekelerin sayısında değişim yaşanan döngüyü 2013’te tamamlanacak. Güneş, içinde bulunduğumuz 24’üncü döngünün ilk önemli patlamasını yılbaşı gecesi yaşamıştı:

Üç yeni süper-Dünya bulundu

Üç yeni süper-Dünya bulundu

Gökbilimciler, Dünya’ya çok uzak olmayan bir yıldız sisteminde, yaşanabilir bölgede yer alan üç yeni süper-Dünya keşfettiklerini açıkladı.



bilimtrue
Güncelleme: 22:39 TSİ 29 Haziran. 2013 Cumartesi
Uluslararası bir araştırma ekibi, Gliese 667C yıldızının yörüngesinde yaşama şartları bulundurma ihtimali olan üç yeni gezegen bulunduğunu açıkladı.
Güneş Sistemi’nden 22 ışık yılı mesafede bulunan Gliese 667C sisteminde en az 6 gezegen bulunduğunu belirten gökbilimciler, bu sayının 7’ye çıkabileceğini belirtti.
Gezegenlerin, sıvı su bulundurabilecek yüzey sıcaklığına sahip oldukları bölgede, yani yaşanabilir bölgede bulunduğunu belirten gökbilimciler, Gliese 667C’nin ‘üç yıldızlı bir sistemin parçası olduğunu, bu sayede gezegenlerin gündüz vakti üç Güneş’in ışınlarıyla aydınlandığını’ ifade etti.
Süper-Dünya tanımına giren gezegenler, kütleleri bakımından Dünya’dan büyük ama gaz devi Neptün’den küçük.
Araştırmayı yürüten Avrupa Güney Gözlemevi (ESO) ekibinde yer alan İngiltere’nin Hertfordshire Üniversitesi’nden Mikko Tuomi, “Geçmişteki çalışmalarda Gliese 667C’nin üç gezegene sahip olduğunu biliyorduk... Yeni gözlemler ve verilerin incelenmesiyle yıldızın yörüngesinde düşük kütleli en az üç yaşanabilir gezegen bulunduğunu tespit ettik” dedi.

Gökbilimciler, ilk kez aynı yıldız sistemi içindeki bir yaşanabilir bölgede üç tane gezegen keşfedildiğini not düştü. Ayrıca, Gliese 667C’nin yaşanabilir bölgesine dördüncü bir gezegenin sığmasının imkansız olduğu belirtildi.
Gliese 667C’nin yörüngesindeki yıldızların dizilimi.

EN SÖNÜK YILDIZ
Araştırma hakkında Space.com’a yorumda bulunan Washington Üniversitesi’nden Rory Barnes, “Samanyolu Galaksisi’nde yaşanabilir bölgede bulunan gezegen sayısının tahminlerimizin çok üzerinde olduğunu düşünüyoruz... Yaşanabilir bölgede (nam-ı diğer Goldilocks Zone) bulunan bir gezegen bulmak için 10 yıldız sistemine bakmak yerine, sadece bir sistemi inceleyip birden fazla gezegen bulabileceğimiz biliyoruz” dedi.

Çılgın karıncalar elektronikleri istila ediyor

Çılgın karıncalar elektronikleri istila ediyor

Amerika kıtalarında hızla yayılan ‘çılgın karınlacar’, giderek artan bir tehdit haline geliyor. ABD’de birçok işyeri ve haneye giren karıncalar, elektronik cihazları kullanılmaz hale getiriyor.

    

bilimtrue
Güncelleme: 22:29 TSİ 29 Haziran. 2013 Cumartesi
ABD’de böcek ilaçlama şirketlerine gün doğdu. Ülkenin özellikle güney kısımlarında yayılmaya başlayan çılgın karıncalar, ‘Nylanderia fulva’ hızla artarak yerleşim birimlerinde sorun oluşturmaya başladı.
Böcek ilaçlama uzmanı Mike Matthews, Texas’ın Austin kentinde yakın zamanda onlarca evde klimayı karıncalardan temizlemek zorunda kaldığını belirtti.
NBCNews sitesine konuşan Matthews, ‘karıncaların cihazın içinde çoğaldığını ve kısa devreye neden olduklarını’ ifade etti. The Bug Master şirkerinde çalışan böcek uzmanı, “Elektronik cihazları açtığınız zaman karıncalardan binlercesiyle karşılaşıyorsunuz. Cihazların içini tamamen dolduruyorlar” dedi.

ABD’de ilk olarak 2002’de tespit edilen çılgın karıncalar, özellikle Meksika Körfezi’ne bakan Texas ve Florida gibi eyaletlerde çoğaldı. Karıncaların önüne geçilememesinin nedeni, diğer türlere oranla 100 kat daha hızlı çoğalmaları.
Texas Üniversitesi’nde araştırmacı olan Edward LeBrun, “Ekosistemdeki düzen birçok farklı karınca türünün farklı görevleri üstlenmesini gerektiriyor. Bir türün bu kadar baskın çıkması olağandışı. Daha da kötüsü, elektronik cihazları işgal etmeleri gibi kötü bir huyları var” dedi.

ÇARPILINCA ALARM VERİYORLAR
LiveScience sitesine konuşan LeBrun, ‘çılgın karıncaların yaşadıkları yuva veya delikleri kendilerinin açmadığını, bu yüzden uygun bir yer bulabildikleri her yere sızdıklarını’ belirtti.
Çılgın karıncalar, duvarların içine, bodrum katlarına ve tesisat boşluklarına sızmaları yetmiyormuş gibi, cep telefonları, bilgisayar ve çeşitli tüketici elektroniği ürününe giriyor.
Karıncaların vücudu, elektronik cihazın içinde bağlantı yerleri arasında iletim görevi görebiliyor ve çarpılarak kısa devreye neden oluyorlar. Bu durum yaşandığında, bir çeşit feromon salgılayarak ‘saldırı altında olduklarını’ duyuruyorlar. Sonuç olarak, cihazlar karınca akınına uğruyor.
Böcek ilaçlama uzmanı Matthews, “Bir keresinde Waco kentindeki bir apartman dairesinde 150 klimadan 90 tanesine bulaştılar. Temizlemek 2 ay sürdü” dedi.

DİĞER TÜRLERİ EZDİLER
Nylanderia fulva türünün ‘çılgın karınca’ olarak adlandırılmasının sebebi, kırsal veya yerleşim alanlarında her yere dağılmaları ve hızla çoğalmaları. Meraklı karıncılaraın keşif gücü önlerine neresi çıkarsa çıksın geri dönmelerini engelliyor.
Arjantin ve Brezilya’nın güney bölgelerine özgü olduğu belirtilen karıncalar, 2002’de tespit edildiklerinde uzun bir süre Karayip çılgın karıncalarından ayırt edilemedi. Nedeni, her iki türün işçilerinin birbirine çok benzemesi.
Vücutları diğer türlere oranla daha küçük olan böylece yabancı türlerin yuva ve tünellerini kolayca işgal edebilen çılgın karıncalar, birçok bölgede ateş karıncalarına baskın gelmeyi başardı.



Evrenin İşleyişi - Yıldızlar | Belgesel


Evrenin İşleyişi - Yıldızlar
45 Dakikalık Serinin bir bölümü daha
Yıldızları yeteri kadar tanıdığınızdan Emin misiniz ? 
Gelin birde yıldızlarla ilgili bilgilerinizi bu belgeselle arttıralım.


28 Haziran 2013

Tarihte En Eski Genom 700 bin Yıllık Bir At'a Ait..!


Bilim insanları, antik zamanlardan kalma bir genomdan bilinen en eski DNA dizilimini oluşturdu.

Danimarka’nın Kopenhag Üniversitesi araştırmacıları, Kanada’nın kuzeybatı bölgesindeki donmuş toprakta bulunan bir at kemiği üzerinde yaptıkları araştırmada, 700 bin yıl öncesine ait genetik bilgilerden eksiksiz DNA dizilimi elde etti. 2003 yılında keşfedilen kemiğin öncesinde elde edilen en eski ve eksiksiz genom, 110 bin yıllık bir kutup ayısının kalıntılarına aitti.


Bilim insanları, yüz binlerce yıılın fazlasıyla yıprattığı DNA kalıntılarını düzene sokabilmek için yeni teknikler kullandı. 

Nature dergisine online olarak yayımlanan araştırmaya göre, küçük veri parçalarından elde edilen bilgilerle ağır hesaplamalar yapan bilim insanları, aynı zamanda fosili işgal eden bakterilerin DNA’larını fosile özgü DNA’dan ayrıştırmak için zahmetli bir çalışma gösterdi.

Danimarkalı araştırmacılar, elde ettikleri genomu Moğolistan’da yaşayan Prezewalski yaban atından, eşeklere kadar birçok türle karşılaştırdı. Sonuçlar, at, eşek ve zebraları içeren Equus familyasının ortak atalarının 4 veya 4,5 milyar yıl öncesine uzandığına işaret etti.

Çeviri:
Yaşamın Kökeni

Kaynak:
http://www.wired.com/wiredscience/2013/06/ancient-horse-genome/
http://www.nature.com/nature/journal/vaop/ncurrent/full/nature12263.html



Evrim Hakkında Geniş Bilgi




Evrim Nedir ?

En kısa tanımıyla evrim, canlı türlerinin nesiller içerisindeki değişimi sürecidir.
Ancak bu sürecin tanımlanabilmesi için dikkat edilmesi gereken çok önemli iki nokta bulunmaktadır:
  1. Evrim, tekil bireylerin değişimi demek değildir! Evrimsel süreçlerde değişen, popülasyon içerisindeki özelliklerin genel dağılımıdır.

    Örnek: Bir bireyin, bir mutasyon sonucu 6 parmaklı doğması evrim değildir! Ancak bir türün popülasyonundaki bireylerin parmak sayılarındaki genel dağılımın değişimi, evrimsel değişimlere örnektir. Benzer bir şekilde, bir türün tek bir bireyinin önceden yemediği bir besini zorla yemesi evrim değildir. Ancak yeni bir beslenme tipinin, popülasyon içerisinde genel olarak yerleşmesi evrimsel bir değişimdir.
  2. Evrim, bireyin ömrü içerisinde geçirdiği değişimler değildir! Evrimsel süreçlerde, nesiller içerisinde olan değişimden bahsedilir.

    Örnek: Bir insanın ömrü içerisindeki boy uzunluğu değişimi evrim değil, gelişimdir. Ancak bir popülasyonun boy uzunluğundaki dağılımın, uzun yıllar ve nesiller içerisindeki genel değişimi (dağılımın değişimi) evrimsel bir değişimdir.

Kaynaklar ve İleri Okuma:
Hall, B. K.; Hallgrímsson, B., eds. (2008). Strickberger's Evolution (4th ed.). Jones & Bartlett. pp. 762. ISBN 0-7637-0066-5.

Cracraft, J.; Donoghue, M. J., eds. (2005). Assembling the tree of life. Oxford University Press. pp. 576. ISBN 0-19-517234-5.




Evrim Tanımı

Evrim, biyolojide canlı türlerinin nesilden nesile kalıtsal değişime uğrayarak ilk halinden farklı özellikler kazanma sürecidir.Bazen dünyanın evrimi, evrenin evrimi gibi kavramlardan ayırmak amacıylaorganik evrim ya da biyolojik evrim olarak da adlandırılır. Evrim, modern biyolojinin temel taşıdır.Evrim teorisine göre hayvanlar, bitkiler ve Dünya'daki diğer tüm canlıların kökeni kendilerinden önce yaşamış türlere dayanır ve ayırdedilebilir farklılıklar, başarılı nesillerde meydana gelmiş genetik değişikliklerin bir sonucudur.Evrim, bir canlı popülasyonunun genetik kompozisyonunun rastgele mutasyonlar yoluylazamanla değişmesi anlamına gelir. Genlerdeki mutasyonlar, göçler veya çeşitli türler arasında yatay gen aktarımları sonucu türün bireylerinde yeni veya değişmiş özelliklerin (varyasyonların) ortaya çıkması, evrim sürecini yürüten temel etmendir. Evrim, bu yollarla oluşan değişimlerin popülasyon genelinde daha sık veya daha nadir hale gelmesiyle işler.Dünya'daki canlı türlerinden henüz sadece 2 milyondan biraz fazlası tanımlanabilmiş ve sınıflanabilmiştir. Bazı tahminlere göre henüz tanımlanmamış 10 ila 30 milyon canlı türü vardır. Bir milimetrenin binde birinden kısa bakterilerden, yerden yüksekliği 100 metreyi, ağırlığı binlerce tonu bulan sequoia servi ağaçlarına kadar dünyadaki canlı türleri, cüsse, biçim ve yaşayış biçimi açısından çok büyük farklılıklar gösterirler. Sıcak su kaynaklarında kaynama sıcaklığına yakın derecelerde yaşayan bakteriler olduğu gibi, Antarktika'daki buzullarda ya da tuz göllerinde -23 °C'ye varan sıcaklıklarda yaşayan algler ve mantarlar vardır. Aynı şekilde karanlık okyanus tabanlarındaki hidrotermal çatlakların kenarlarında yaşayan devasa boru kurtçukları olduğu gibi, Everest Dağı'nın yamaçlarında, 6 bin metre yükseklikte yaşayan hezaren çiçekleri ve örümcekler vardır. Dünyadaki bu neredeyse sınırsız sayıdaki yaşam biçimi, evrimsel sürecin bir sonucudur. Tüm canlılar, ortak atalardan geldikleri için akrabadırlar. İnsan ve diğer tüm memeliler, yaklaşık 150 milyon yıl önce yaşamış sivrifaremsi bir canlıdan evrimleşmişlerdir. Memeliler, kuşlar, sürüngenler, iki yaşamlılar ve balıkların ortak atası 600 myö yaşamış su solucanlarıdır. Tüm hayvanlar ve bitkiler, yaklaşık 3 milyar yıl önce yaşamış bakterimsi mikroorganizmalardan türemişlerdir.

27 Haziran 2013

14 yaşındaki erkek çocuğa öğretmeninden tecavüz


14 yaşındaki erkek çocuğa öğretmeninden tecavüz


Şırnak’ta memur bir babanın oğlu olan 14 yaşındaki A. geçen yıl Mardin’de Anadolu lisesini kazandı ancak kalacağı bir devlet yurdu olmadığı için özel bir erkek yurduna yerleşti. 

Hürriyet gazetesinden Gülden Aydın ’ın haberine göre büyük trajedi de A.’nın yurda yerleşmesiyle başladı. 

2012 Kasım’ında yurt yöneticisi ve ilmihâl öğretmeni H.K. bir gece yarısı gözüne fener tutarak uyandırdı. Odasına götürdü kapıyı kilitledi. Tecavüz ettikten sonra gırtlağına sarıldı “Birine söylersen seni öldürürüm. Nereye gitsen bulurum” dedi. İki kez de sırtında sopa kırıncaya kadar dövdü. 2013 Mart’ına kadar tecavüz devam etti. A. arkadaş sohbetlerinde H.K.’nin kendisine yaptıklarını yurttaki başka çocuklara da yaptığını öğrendi.

Başına gelenleri söyledi alay konusu olunca şaka yaptığını söyledi. Tecavüz gecelerinden sonra bitkinlik ve oturma güçlüğü nedeniyle okula gidemedi. Martta A.’nın babasına okuldan bir mektup geldi. Oğlunun 21 gün devamsızlığı olduğu yazıyordu. Baba çok şaşırdı.

RAPORLA KESİNLEŞTİ
Anne oğlunun kaldığı yurda geldi. Oğlu konuşmak istemiyordu. Dışarı çıkardı sıkıştırdı. Başını kaldırıp yüzüne bakamıyordu. Sonunda hocasının kendisine tecavüz ettiğini korkudan ses çıkaramadığını ölmek istediğini anlattı. Anne yurt müdürüne koştu. H.K.’nin yaptıklarını anlattı nerede olduğunu sordu. H.K. Diyarbakır ’da toplantıdaydı. Annesi yurt müdürünün “Aramızda anlaşalım” teklifini reddetti. Oğlunun elinden tutup cumhuriyet savcılığına gitti. Ardından da Devlet Hastanesi’ne. 

KÂBUSU TEKRAR ANLATTI
Muayene eden doktor oğlunun tecavüze uğradığını teşhis edip rapor düzenledi. Bunun üzerine tutuklanan H.K. Midyat Ağır Ceza Mahkemesi’nde “Nitelikli cinsel istismar ve darp suçundan” yargılanıyor. İkincisi 20 Haziran’da yapılan duruşma 11 Temmuz’a ertelendi. A. soruşturma sırasında da duruşmalarda da başından geçenleri tüm detaylarıyla anlatmak zorunda kaldı. 

BAŞKA ÇOCUKLAR DA VAR
Beş ay boyunca yurttaki Kuran hocasının tecavüzüne uğrayan 14 yaşındaki A. 13 Mart 2013’te Midyat Cumhuriyet Savcılığı’ndaki ifadesinde yurtta başka çocukların da tecavüze uğradığını duyduğunu söyledi.


Redhack İstanbul İl Özel İdaresini Kullanıma açtı,vatandaş borcunu kapattı !




RedHack ayrıca kurum adlarını site üzerinden değiştirerek sembolik de olsa anlamlı bir mesaj verdi. Okul adları direniş şehitleri Mehme Ayvalıtaş, Ethem Sarısülük ve Abdullah Cömert olarak değiştirip yayınladı. Sermaye hükümetinin "kırık cam" ve "fıskiye" açıklamaları yaptığı, ölenleri yok saydığı bir dönemde RedHack, şehitlerin isminin okullara verilmesi gibi anlamlı bir adımı çökerttiği site üzerinden yapmış oldu.

RedHack’in eylemi ile başa çıkmayan devlet güçleri çareyi sitenin fişini çekmekte buldu. Siteye erişim kesilirken silinen borçların tekrar belirlenemeyeceği savunuluyor.

#Redhack, Sabah vakti istanbul il özel idaresini kullanıma açtı.

Giren borcunu kapattı, redhack durmadı birçok borcu daha sildi :)

İşte Twitler :

RedHack

Hepiniz ayni anda girmeyin, cokuyor ;) 
Kullanici Adi: admin 
Sifre: redhack


RedHack ★

Kendi evinin borcunu silenler yakistiramadik ;) 
Ozel idarei:http://www.ioi.gov.tr/fatura/login.php … 
K-Adi: admin
Sifre: redhack


RedHack ★

Istanbul Idare'nin elektrik, gaz, adls vs tum fatura islemlerini halka aciyoruz ;)
http://www.ioi.gov.tr/fatura/login.php … K-Adi: admin Sifre: redhack


RedHack ★
Bu ufak hack olayimizdi.. Bircok sistemde kimse bilmeden neleri sildik, neleri ekledik.. Korkarim kimse bilmeyecek, bilemeyecek ;)

RedHack ★
Canlar hepiniz birden girdiniz site coktu.. Borc silemeyenler oldu.. Neyse merak etmesinler, biz sileriz ;)


RedHack ★
Istanbul Valiligini, Vali mutlunun ozel sitesini Istanbul Ajansi'ni Istanbul Idaresini ve IETT'yi hackledik kalan yerleri bildirin ;)



RedHack ★
Siteye hepiniz girdiniz diye site erisime kapandi ya? su borclari silseydiniz, bakan ciksin arkadas, biz silecegimizi sildik gerci ;)


RedHack ★
Arkadaslar cok yukleniyor, yavas yavas girin borc silen ciksin, korkmayin biz tesfik ettik, suçsa bizim suçumuz, hack se biz hackledik ;)


RedHack ★
++++ Secimlerin "bu seklini" destekliyoruz, elektronik ortamda yapilmasi guzel birsey, devam etmeleri en buyuk temennimiz ;) ++++



RedHack ★
Adamlar fi$i cekti.. Neyse borc silen, ekleyen, Abdullah'in Ethem'in Mehmet'in adini ekleyenler.. Selam olsun.. Sabahcilara ufak armagandi..



RedHack ★
++++ Sadece yuzunuz gulsun, moraliniz tam olsun, "bitmedi daha suruyor o kavga ve surecek" demek icin ve yalniz degilsiniz bilin diye. +++



RedHack ★
Biz "zaten bizim olana" sirf birileri ipek kravat taksin diye para odemeyi reddeddik! Halkin borclarini hep sildik, silmeye devam edecegiz!


RedHack ★
Sadece Ist borclarini silmedik, 2005 trafik cezalarini silderek, 2012 Memura zam yaptik, 2013 KIK'de AKP'yi 1 kurusa ihaleye verdik .

En Hafif Gezegen Keşfedildi!


En Hafif Gezegen Keşfedildi!

Kütlesi Jüpiter’in dört ila beş katı büyüklüğünde olduğu tahmin edilen gezegen, Güneş Sistemi dışında şimdiye kadar doğrudan görüntülenen en hafif gezegen olma özelliğini taşıyor.

Gökbilimciler, güneş Sistemi dışında bugüne dek tespit edilen en hafif gezegeni tespit ettiklerini düşünüyor.
Araştırmacılar, bugüne kadar ağırlıklı olarak dikey hız ya da geçiş yöntemiyle olmak üzere, dolaylı tekniklerle bine yakın gezegen tespit etti. Bu gezegenlerden daha fazla sayıda gezegenin ek gözlemlerine gerek duyulsa da, bunlardan sadece on kadarı doğrudan görüntülenebilmişti.

2M1207 kahverengi cücesinin (eso0428) etrafında dolanan bir ötegezegenin doğrudan ilk görüntüsünü VLT ile elde ettikten dokuz yıl sonra, gökbilimcilerin kamerasına bu kez ‘en hafif gezegen’ takılmış olabilir.
Keşfi duyuran araştırma ekibinin başında yer alan Fransa’nın Grenoble Gezegenbilim Astrofizik Enstitüsü’nden Julien Raeau, “Gezegenlerin doğrudan görüntülenmesi yer-konuşlu ya da Uzay’da olsun, en gelişmiş araçları gerektiren olağandışı zor bir teknik... Şimdiye kadar sadece birkaç gezegen doğrudan görüntülenebildi, bu nedenle bunların her biri dev gezegenlerin nasıl oluştuklarının anlaşılmasına için önemli dönüm noktalarıdır” dedi.

Yeni gözlemlerdeki muhtemel gezegen sönük ancak HD 95086 yıldızına yakın belirgin bir nokta şeklinde görünüyor. Daha sonra yapılan bir gözlemde ise gökyüzünde yıldızla birlikte hareket halinde olduğu görüldü. Bu sayede HD 95086 b ismi verilen cismin yıldızın etrafında bulunan bir gezegen olduğu ortaya çıktı. Parlaklığından, gezegenin Jüpiter’in kütlesinden dört ila beş kez büyük olduğu tahmin ediliyor.

300 IŞIK YILI UZAKLIKTA BELİRDİ

Araştırma ekibi, ESO’nun her biri 8.2-metre olan VLT dizgesine ait dört Birim Teleskop’tan biri üzerinde bulunan uyarlamalı optik aleti NACO’yu kullandı.Bu alet gökbilimcilerin atmosferin bulanıklaştırıcı etkilerinin çoğunu ortadan kaldırmalarını ve çok keskin görüntüler elde edebilmelerini sağlıyor. Gözlemler kırmızı-ötesi ışık ve diferansiyel görüntüleme adlı bir yöntem kullanılarak yapılırken, böylece gezegen ve parlak yıldız arasındaki renk karşıtlığı geliştiriliyor.

Yeni keşfedilen gezegenin HD 95086 adlı genç yıldızına uzaklığı Yer-Güneş arasındaki mesafenin yaklaşık 56 katı kadar, Güneş-Neptün uzaklığının iki katı.Yıldızın kendisi Güneş’ten biraz daha büyük kütleli ve bir çöküntü diski ile çevrili. sistem bu özellikleriyle gökbilimciler için genç, büyük kütleli gezegenlere ev sahipliği yapabilecek ideal bir aday olarak beliriyor. Sistemin tamamı bizden yaklaşık 300 ışık-yılı uzaklıkta bulunuyor.
Yıldızın sadece 10 ila 17 milyon yıllık genç yaşı nedeniyle, gökbilimciler, yeni gezegenin muhtemelen yıldızı çevreleyen gaz ve tozlu disk içerisinde oluştuğunu düşünüyor.

Araştırma ekibinde yer alan Anne-Marie Lagrange, “Şu an bulunduğu yer gezegenin oluşum süreci hakkında bir takım sorunlar ortaya çıkarıyor. Ya kayalarla katı bir çekirdek oluşturarak büyüdü ve çevredeki gazlardan yoğun bir atmosfer oluşturmak için onları kendine çekmeye başladı, ya da disk içerisindeki kütleçekimsel kararsızlıkların neden olduğu gaz kümelenmelerinden meydana geldi” ifadesini kullandı.
Lagrange, “Gezegen ve disk arasındaki ya da diğer gezegenlerle olan etkileşimler gezegenin oluştuğu bölgeden taşınmasına neden olmuş olabilir” bilgisini verdi.

Araştırmada yer alan bir diğer gökbilimci Gaël Chauvin ise çalışmayla ilgili şu açıklamayı yaptı: Yıldızın parlaklığı HD 95086 b gezegeninin yüzey sıcaklığını 700 santigrat derece olarak tahmin etmemizi sağlıyor. Atmosferinde su buharı ve muhtemelen metan bulunması için yeterince uygun bir değer. Bu nesneyi VLT’ye takılacak yeni SPHERE ile çalışmak harika olacak. Belki de, eğer varsa, sistemde daha içerde bulunan gezegenler de ortaya çıkarılabilir.”

Bilim adamlarından "Uyku getiren müzik"

Bilim insanlarından Uyumak için yapılmış Müzik

Uykusuzluk sorununu yaşayan bilir. Bir o yana dönersin bir bu yana dönersin, saatlerce uyumaya çalışıp sonunda başarabilirsen ne ala. Yoksa tüm gün tam bir aura içinde hayalle gerçek arası geçecek demektir. Hele bu sık sık yaşanıyorsa insanın hayatını çok olumsuz şekilde etkileyebiliyor. Çeşitli ilaçlar var ancak onların ne kadar zararlı olduğu herkesin malumu. Uyku ilaçlarının bünyeye ve beyne verdiği hasarları ayrıca bir yazıda paylaşacağım.

Bu tarz müziklerin işe yaradığına ihtimal vermezdim. Ki zaten etki edenine de ben denk gelmemiştim. Bu denendi ve gerçekten daha ilk dakikalarından göz kapaklarınız ağırlaşmaya başlıyor. Herkeste aynı çalışmayabilir. Bazılarının sonuna kadar, belki de ikinci defa dinlemeleri gerekebilir ama tahmin ediyorum ki sonunda sizin de  uykunuz gelecek. Uykusuzluk problemi yaşayanlara denemeleri şiddetle tavsiye olunur.

                                                                  İşte O Müzik



Justin Bieber Uzaya çıkıyor !

Kanadalı Pop star Justin Bieber uzaya gitme yolunda.

19 yaşındaki şarkıcının uzaya çıkacağını Virgin Galactic firmasının sahibi olan Richard Branson Twitter ile açıkladı.Justin Bieber ise bu tweet ‘e karşılık ” hadi uzayda klip çekelim ” diye cevap verdi.

İngiliz bir girişimci olan Branson ‘ın şirketi uzay uçuşlarının önümüzdeki yıl başlayacak ama ünlüler çoktan sıraya girmiş durumda. Stephen Hawking (fizikçi) ,Tom Hanks, Brad Pitt ve Angelina Jolie daha çok ünlü ismin uzaya gidebilmek için sıraya girdiği belirtiliyor. SpaceShipTwo isimli ve altı yolcu,iki pilot kapasiteli olan bu uzay aracı yolculuk yapmanın maaliyeti 250 bin dolar.Yolcular ,dünyaya uzaydan bakma ve birkaç dakika boyunca yer çekimsiz bir alan şansı elde ediyor.

26 Haziran 2013

Steve Jobs'un diploma notu görenleri şaşırtıyor!

Steve Jobs'un diploma notu görenleri şaşırtıyor!

Apple'ın kurucusu Steve Jobs'un diploma notu görenleri hayrete düşürdü.
Dünyanın en zengin ve en başarılı insanlarını genelde çok zeki olarak düşünülür.
Bu tür insanların her alanda başarılı olduğunu hatta okul notlarının bile en yüksek seviyede olduğu şeklinde fikirlerimiz olur. Ancak yeni ortaya çıkan bir belge durumun kesin bir teori olmadığını ortaya koymuştur.

Bahsettiğimiz kişi teknoloji dünyasının en başarılı adamlarından efsanevi CEO Steve Jobs. Apple'ın dahi ismi Steve Jobs, Reed Üniversitesinde geçirdiği 6 aylık sürenin ardından okulu bırakma kararı almış ve iş hayatına atılarak Atari şirketinde düşük seviyeli teknisyen olarak işe başlamıştı. Jobs, daha sonra kazandığı deneyim ile Steve Wozniak ile birlikte Mac'i kurmuştu.



The Atlantic dergisi, Steve Jobs hakkında yaptığı bir araştırma sırasında FBI'ın gizli belgelerinin arasından Steve Jobs'un diplomasına ulaştı. Belgeye göre,1968-1972 yılları arasında Homestead Lisesinde okuyan Steve jobs'ın lise ortalamasının, 4 üzerinden 2.65 olduğu ortaya çıktı.

Evrenin İşleyişi - Galaksiler | Belgesel



Evrenin İşleyişi - Galaksiler 
45 Dakikalık Muhteşem belgesel...
Galaksiler Hakkında Bilgi sahibi ol.