27 Nisan 2013

Dawkins, yılın “kamusal entelektüeli”

İngiliz evrimci biyolog ve yazar Richard Dawkins, Prospect dergisinin düzenlediği oylamada yılın en etkili ve önemli 65 “kamusal entelektüeli” listesinin ilk sırasında yer aldı.
             
                                         www.bilimtrue.blogspot.com
                      
Siyaset, ekonomi ve ekonomik ilişkiler konulu İngiliz yorum dergisi Prospect’in 2005’te 100 kişilik bir entelektüel listesi üzerinden düzenlediği ilk listede de birinci olan Richard Dawkins, bu yıl ABD ve İngiltere’de yerleşik uzmanlardan oluşan bir jürinin seçtiği 65 kişilik listede ilk sırayı alırken dört nobel adayını da geride bıraktı.
Listenin ilk 10’unu oluşturan diğer isimlerden psikologlar Steven Pinker (3) ve Daniel Kahneman (10), ekonomistler Paul Krugman (5) ve Amartya Sen (7) ve filozof Slavoj Žižek (6), Dawkins gibi derginin 2005’teki ilk listesinde de yer alıyordu.
İlk 10’da bilimadamı olarak İngiliz fizikçi Peter Higgs (8) yer alırken diğer sıraları Ortadoğulu eski akademisyen yeni siyasetçiler aldı: Afganistan’da ABD’nin liderliğindeki işgal sonrasında maliye bakanı olarak görev yapan ekonomist Eşref Gani (2), Iraklı eski bakan ve “The Occupation of Iraq and The Crisis of Islamic Civilization”ın yazarı Ali Allavi (4) ve Arap Baharı’nda öne çıkan ve halen Muhammed Mursi’ye muhalif olan Muhammed El Baradey.
Jüri, 2013 dünya düşünürleri listesinde yer alan isimleri “geçtiğimiz 12 ay içindeki etkililikleri” ve “yılın en büyük sorunları bakımından taşıdıkları önemi” göz önüne alarak seçti.
Listede, aralarında yazarlar Arundhati Roy (15) ve Hilary Mantel (33), ekonomist Christine Lagarde (39) ve siyasal bilimci Jessica Tuchman Mathews (63) gibi isimlerin de bulunduğu 15 kadın entelektüel de yer alıyor.

22 Nisan 2013

Adana Otistik Çocuklar Sağlık ve Eğitim Derneği Başkanı Sosyolog Fehmi Kaya şoke eden iddialarda bulundu.


Adana Otistik Çocuklar Sağlık ve Eğitim Derneği Başkanı Sosyolog Fehmi Kaya şoke eden iddialarda bulundu. Bütün otistik çocukların ateist olduğunu öne süren Kaya, "Otistik çocukların beyinlerinde inanç alanı olmadığı için Allah'a inanmayı bilmiyorlar" dedi

Kaya, otistik dünyaya gelen çocukların temel özelliğinin dış dünya ile iletişim kuramamaları olduğunu söyleyerek, "İletişim kurup konuşamadıkları, empati kuramadıkları için, sizi anlayamıyorlar, sizin davranışlarınıza anlam veremiyorlar. Böyle bir problem var" diye konuştu.

''ALLAH'A İNANMAYI BİLMİYORLAR''

Kaya otistik çocukların, bir temel özelliğinin de, beyinlerinde inanç alanı, Allah alanı, gelişmemiş oturmamış olduğunu ileri sürerek şunları kaydetti:
"Onun için ibadet etmeyi, Allah’a inanmayı bilmiyorlar. Otistik çocuklara uygulanacak farklı terapi yöntemleriyle, çocukta farkındalık yaratmak gerekiyor. Bu farkındalığın içinde bir, duyularının iyi gelişip karşısındakiyle empati kurmayı öğrenmesi gerekiyor. Normal insanların yaptıklarını nenden yaptığını öğrenmesi gerekiyor. Bunun sonucu olarak da bir yaratan olduğunu insanların buna inanıp ibadet ettiğini anlaması, kavraması, içselleştirmesi gerekiyor. Böylece beyinlerinde inanç alanı oluşturulabilir."

''DOĞUŞTAN ATEİSTLER''

Otistik çocukların farkında olmadan rahatsızlık nedeniyle doğuştan ateist olduğuna işaret eden Kaya, "Bunun farkında değiller. Araştırmalar doğal olarak otistik çocuklar ile ateistler arasında bir bağlantı var diyor. Araştırmacılar ABD ve Kanada da, ateizmin, otizmin bir farklı versiyonu olduğunu söylüyor. Resmi bile tanımlayamayan çocukların Allah’ı tanımlamasını bekleyemeyiz. Otistik çocuğa yapılan terapi ile nesnelerin ne olduğunu fark ettirmemiz lazım. Bu da beyinde bulunan duyu alanlarına hükmederek yapmak gerekiyor" dedi.

''İNANÇLI ÇOCUKLAR HALİNE GETİRECEKLER''

Kaya, Yüreğir Belediyesi ile ortaklaşa çalışarak Kültür Evleri'nde otistik çocuklara ücretsiz terapi merkezleri açılacağını, burada otistik çocukları inançlı çocuklar haline getireceklerini sözlerine ekledi.

KAYA'NIN SÖZLERİNE SERT TEPKİ

Fehmi Kaya'nın sözleri özellikle sosyal medyada büyük tepki çekti. Ünlü sunucu Özge Uzun twitter hesabından Kaya'nın açıklamalarını sert sözlerle eleştirdi. Özge Uzun, twitter mesajında "Biri bana bunun şaka! haber olduğunu söylesin!!! Yuh artık yaa..." ifadelerini kullandı. 

15 Nisan 2013

İsveç'te Çöp Bitti!




Gelişmiş ülke sıkıntılarında bu hafta: İsveç'in çöpü bitti

Geri dönüşüm, güneş enerjisi ve daha birçok sürdürülebilir uygulamada tüm ülkelerin başını çeken İsveç, şaka gibi bir sorunla karşı karşıya. Elektrik ve ısınma ihtiyaçlarının büyük kısmını çöplerden elde eden ülkede çöp bitti.

250.000'in üzerinde evin elektrik ve ısınma ihtiyacını çöplerin yakıt olarak kullanılmasından sağlayan İsveç hükümeti, ülkede üretilen çöpten daha büyük kapasiteli çöp dönüştürme tesisine sahip. Bu durum da İsveç'i komşusu Norveç'ten çöp ithal etmek durumunda bıraktı. İsveç bundan böyle Norveç'ten yılda (başlangıç olarak) 80.000 ton çöp satın alacak. 

9,5 milyon nüfuslu ülkede çıkan atıkların yalnızca %4'ü geri dönüşmez durumda. Vatandaşların geri dönüşüm konusunda bu denli duyarlı olması da İsveç'in yakıt olarak kullanabileceği çöpün tükenmesindeki ve komşu ülkelerin çöpünü geri dönüştürür hale gelmesindeki ana etken. 

Mevcut senaryoda Norveç, İsveç'e fazla çöplerini yok etmesi için para ödüyor. İsveç de üzerine para alarak elde ettiği bu çöpleri geri dönüştürerek vatandaşlarına elektrik ve ısınma sunuyor. Yani elektrik ve ısınmayı bedavaya getirip bir de üzerine para kazanıyorlar.

İsveç'in bir sonraki planı ise Norveç'tense Balkan ülkeleri, İtalya, Romanya (belki de biz) gibi geri dönüşüm altyapısı olmayan ülkelerden çöp satın alarak onların kirletilmiş alanlarını azaltmaya çalışmak.

Geri dönüşümü marifet olarak görmeyen herkese bu sabahki hareketiyle tokat gibi bir cevap veren İsveç'i kutlarız.

Haber Tarihi: 15 Nisan 2013
Yazan: Deniz Aytekin
Teşekkür: Meriç Öztürk (Evrim Ağacı)
Kaynaklar ve İleri Okuma: 

Fazıl Say Dünya Basınında !

FAZIL SAY DÜNYA BASININDA !

                                                               www.bilimtrue.blogspot.com
 
BBC: Türk piyanist İslam’a hakaretten suçlu bulundu. Dünya çapında ünlü piyanist Fazıl Say İslamların değerlerine hakaretten 10 ay hapis cezasına çarptırıldı. Duruşmaya katılmayan Say suçlamaları reddetti, bunların politik temelleri olduğu savunmasını yaptı. Bazı sanatçılar ve entelektüel çevreler AKP hükümetini Türkiye’nin seküler değerlerinin altını oymakla suçluyor.

BLOOMBERG: Türk piyanist Say, Twitter’dan İslam’a hakaret ettiği gerekçesiyle cezaya çarptırıldı. Türk mahkemesi New York Filarmoni ve Berlin Senfoni orkestralarında çalan dünyaca ünlü piyanist ve besteci Fazıl Say’a nefreti körüklemek ve İslam’a hakaret ettiği gerekçesiyle 10 ay hapis cezası verdi. Mahkeme Say’ı 5 yıl içinde benzeri bir suç işlememesi koşuluyla serbest bıraktı. Telefonla görüşü alınan Say’ın avukatı, “Bu hepimiz için büyük bir tehdit ve düşünce özgürlüğü üzerinde büyük bir baskı. Adalet istiyoruz. Bu ülke için çok üzgünüm” dedi.

HUFFINGTON POST: Türk mahkemesi piyanist ve besteci Fazıl Say’a Twitter’da yazdığı yorumlarla dini gözden düşürdüğü gerekçesiyle 10 ay ertelenmiş hapis cezası verdi. New York Filarmoni Orkestrası, Berlin Senfoni Orkestrası ve diğer dünyaca ünlü orkestralarla çalan 43 yaşındaki piyanist geçtiğimiz yıl bir dini lider ve bazı İslami uygulamalarla dalga geçtiği tweet’ler nedeniyle mahkemeye verilmişti. Say, Türkiye’de fikirlerini dile getirdikleri için yargılanan entelektüel ve sanatçılardan sonuncusu.

NEW YORK TIMES: Uluslararası arenada tanınan piyanist Fazıl Say, İslam’a hakaret ettiği ve Müslümanları rencide ettiği gerekçesiyle 10 ay hapis cezası aldı. Türkiye’de son yıllarda pek çok entelektüel, yazar ve sanatçı İslam ve Türk kimliğiyle ilgili yaptıkları açıklamalar nedeniyle, bu kimlikleri eleştirilerden korumak isteyen AKP hükümeti tarafından yargılandı.

FINANCIAL TIMES: Kendisini ateist olarak tanımlayan piyanist Fazıl Say’a 10 ay hapis cezası verildi. Dava dikkatleri Türkiye’de hukukun üstünlüğüne çekti. Sansür karşıtı organizasyon PEN, aynı zamanda Türkiye’de hapiste bulunan çok sayıda gazetecilerin olduğunu ve bu anlamda piyanist Say’ın davasının ifade özgürlüğü konusunda Türkiye için bir test olduğu açıklamasında bulundu.

EL AHRAM: Dünyaca ünlü piyanist dine küfrettiği için 10 ay hapis cezasına çarptırıldı. Mahkeme 43 yaşındaki virtüözü attığı tweetlerde “halkın büyük bir kısmının benimsediği dini değerlere hakaret ettiği” gerekçesiyle suçlu buldu. 

14 Nisan 2013

Uzaylıların varlığını kanıtlayacak belgesel


Uzaylıların varlığını kanıtlayacak belgesel

ABD’li bir UFO araştırmacısı, yakın zamanda yayınlayacağı belgeselde ‘uzaylıların varlığını kanıtlayacağını’ öne sürdü. Belgeselde, Şili’nin Atamaca çölünde bulunana 15 cm boyundaki, uzaylı olduğu iddia edilen canlının görüntüleri yer alacak. Belgeselin galası 22 Nisan'da yapılacak.



ABD’de piyasaya sürülecek bir belgesel, UFO araştırmacılarının büyük ilgisini çekecek gibi görünüyor. Eski bir acil servis doktoru olan Steven Greer’in imzasını taşıyan ‘Sirius’ adlı belgeselde, 15 cm boyunda bir uzaylıya ait görüntüler yer alacak.
Uzaylılar hakkında saklanan bilgilerin açığa çıkarılması için ABD hükümetine çağrıda bulunan Greer, belgeselinde Dünya dışı varlıkların ne tür teknolojiler kullandığı ve kendi gezegenlerinden Dünyamıza gelmek için Uzay’da nasıl yol aldıkları hakkında da bilgiler sunacak.
Ancak belgeselde en çok ilgi çekecek olan kısım, şüphesiz ‘küçük uzaylı’ görüntüleri olacak. DNA analizine göre ‘bilinmeyen bir canlı’ olduğu belirtilen uzaylının, Şili’nin Atacama çölünde birkaç yıl önce bulunduğu öne sürülüyor.
“KÖMÜRE VE PETROLE GEREK YOK”
Uzaylıların varlığı hakkında uluslararası kamuyoundan saklanan bilgileri ortaya çıkarmayı amaçlayan Greer, internette yayımlanan bir videosunda yaptığı açıklamada, “Dünya dışı varlıklar ve UFO’lar hakkındaki gizliliğin, uzaylılarla bir ilgisi yok. Bu insanlarla, büyük şirketlerin sahip oluğu güçlerle ve sizin gerçeği bilmenizi istemeyen finansal güçlerle bağlantılı bir durum” dedi.
Huffington Post’un haberine göre, Greer, 1993 yılında ‘The Disclosure Project’ adlı bir çalışma başlatarak UFO’lar ve uzaylı varlıklar hakkındaki bilgilerin ve Dünya dışı teknolojilerin ortaya çıkarılması için hükümete baskı kurmaya başladı. Greer’in ana amacı, uzaylı varlıkların kullandıkları ve bizim bilmediğimiz enerji ve itiş gücü sistemlerini keşfetmek.
‘Sirius’ adlı belgeselin galası 22 Nisan’da yapılacak. Greer, “Geride kalan 100 yılda insanlar çok daha gelişmiş bir teknolojiyle yaşayabilirdi... Belgeselimde insanlara ne tür bilgilerin gizli tutulduğunu ve aslında kömüre, petrole, nükleer güce ihtiyacımız olmadığını anlatmaya çalışacağım. Bunlar, gizliliği sürükleyen gerçekler” dedi.
Açıklamaları ve ortaya koyduğu niyetle insanları bilinmeyenleri aktarmak istediğini anlaşılan Greer’in asıl amacı, sunacağı görüntülerin gerçekliği analiz edilince daha iyi anlaşılacak.




Bilim insanları, Büyük Patlama’nın ‘ses kaydını’ elde etmeyi başardı.


Evren'in 760 bin yaşındaki sesi

Bilim insanları, Evren’in ortaya çıkmasını sağlayan Büyük Patlama’nın ‘ses kaydını’ elde etmeyi başardı. 13.7 milyar yıl öncesine uzanan kozmik dalgaların izlerini süren bilim insanları, galaksileri ve oluşturan patlamanın çıkardığı sesin neye benzeyebileceğine dair ilk bilimsel tahmini ortaya koydu.


Evren’in doğumuna işaret eden kozmolojik teoriyi temsil eden Büyük Patlama’nın izlerini takip eden araştırmacılar, Uzay’ın genişleyerek büyüme sürecini başlatan kozmik olayın sesini ortaya çıkardı.
Araştırmacılar, Büyük Patlama’nın sesini oluşturabilmek için, Uzay’ın her yerine dağılan, kozmik mikrodalga geçmişi (CMB) olarak bilinen radyasyonu analiz etti. Dalgaboyları arasındaki farklılıklardan, Büyük Patlama’ya kadar uzanan saniyelere ulaşılamasa da, Evren’in erken dönemlerindeki yapısına ve düzenine ait bilgiler elde edilmeye çalışıldı.
ABD’nin Washington Üniversitesi’nde öğretim görevlisi olan John G. Cramer, Avrupa Uzay Ajansı’nın (ESA) CMB ölçümleri yapan Planck projesinden oldukça detaylı veriler kullanarak, Evren’nin ilk 760 bin yılına ait ses simülasyonunu oluşturdu. Cramer, CMB verilerini Mathematica yazılımını kullanarak işledi.
Yapılan çalışma sonucunda Cramer bu ses kaydını elde etti:

SES UZAY’I ‘AŞACAK’
The Atlantic sitesinin haberine göre Cramer, ‘Evren’in ilk dönemlerinde bir bass enstrümanı gibi çalıştığını ve ses dalgalarını sürekli daha uzaklara yaydığını’ belirtti. Aşırı sıcak halden giderek soğuyan ve genişleyen Evren, ses dalgalarının da giderek azalan frekanslarda yayılmasını sağladı. Bir süre sonra, ses dalgaları insan kulağının duyamayacağı frekansa indirgendi.
Cramer, elde ettiği simülasyonu duyulabilir kılmak için, simülasyon frekansını 1026 kat artırdı. CMB yayılımlarının giderek arttığı görülen simülasyonda, en güçlü titreşimler Evren’in 379 binin yılında ortaya çıkıyor.
Bilim insanları, 1 trilyon yıl sonra Uzay’daki ses dalgalarının hiçbir cihaz tarafından tespit edilemeyecek kadar yayılacağını düşünüyor. Öyle ki, CMB, kozmik ufuk çizgisi olarak kabul edilen gözlemlenebilir Uzay’ın dışına çıkacak.

Kaynak : http://www.ntvmsnbc.com/id/25434500/

                                            www.bilimtrue.blogspot.com



Bakandan İlaç Yardımı İsteyen kızın cebine Para


Bakandan İlaç Yardımı İsteyen kızın cebine Para
Çevre ve Şehircilik Bakanı Erdoğan Bayraktar, kanser tedavisi gören ve kendisinden ilaçlarının temini için yardım isteyen üniversite öğrencisi genç kızın cebine para koyup, ilaçları kendisinin almasını istedi ve ’düşürme’ diye uyardı. Kendisine dilenci muamelesi yapıldığını söyleyerek alınan üniversiteli kız Selimiye Camii’nde namaz kılıp çıkan Bakan Bayraktar’a giderek, "Ben dilenci değilim, tedavim için yardım istedim" dedi ve cebine konulan parayı Bayraktar’ın eline tutuşturup ağlayarak uzaklaştı.

Haber Video ;


"Helal Google Earth" geliyor!


"Helal Google Earth" geliyor!
İran hükümetinin Batı kaynaklı yazılım ve hizmetlere şüpheyle yaklaştığı, sık sık yasaklama ve erişimi engelleme yoluna gittiği biliniyor. Guardian gazetesinin bildirdiğine göre İranlı yetkililer şimdi de Google Earth'e kafayı takmış durumdalar: Ülkenin İletişim ve Teknolojileri Bakanı, Google Earth'e "İslami" alternatif geliştireceklerini açıkladı.
 
Dört ay içinde test aşamasına geleceği belirtilen uygulama Farsça "izleyici" anlamına gelen Basir adını taşıyacak. Şu an uygulamanın ihtiyaç duyacağı verinin altından kalkabilecek bir veri merkezinin kurulmakta olduğu iddia ediliyor.
 
Guardian gazetesine konuşan, İran internet sistemi hakkında uzman olan bir bilişim danışmanı, tüm bu gürültünün ardında fon elde etmek ve ihale kapmak amaçlı manevralar olduğunu, İran'ın üç yıl içinde Google kapasitesinde bir veri merkezine sahip olacağı iddialarını aptalca bulduğunu söylüyor.
 
İranlı internet kullanıcılarının ister istemez kullanmak zorunda kalacağı uygulama tüm dünyaya açık olacak. İranlı yetkililer, "Batı kaynaklı yazılımlar aslında bilgi toplama amaçlı istihbarat faaliyetlerinin parçası olduklarından dolayı" İran'ın geliştireceği alternatifin büyük ilgi göreceğini düşündüklerini de belirtiyorlar. Ancak "İslami Google Earth" orijinalinden nasıl farklı olacak, henüz bir bilgi yok.

                           www.bilimtrue.blogspot.com

8 Nisan 2013

Silivride AKP'nin Barikatları Böyle Yıkıldı !



Türk milleti, günler öncesinden ihale yoluyla aldırılan demir yığınlarını ezdi geçti. 3’er 4’er kat kurulan AKP’nin barikatları yurtseverler tarafından yıkıldı.
İşte Silivride AKP Barikatları Böyle Aşıldı !


www.bilimtrue.blogspot.com

7 Nisan 2013

Facebook'ta isimlere TC ekleyerek protesto

Türkiye Halk Sağlığı Kurumu Başkanlığı'nın tabelalardaki T.C.'yi kaldırması Facebook kullanıcıları tarafından sıra dışı bir yöntemle protesto ediliyor.

Türkiye Halk Sağlığı Kurumu Başkanlığı, kendine bağlı sağlık kurumlarının tabelalarında değişikliğe gitmişti. Yapılan değişiklikle birlikte sağlık kuruluşlarının tabelalarında Türkiye Cumhuriyeti'nin kısaltması olan "T.C." ibaresi kaldırmıştı.
Bu karara karşı düşüncede olan sosyalmedya kullanıcıları Facebook'ta TC adında bir sayfa oluşturarak tepkilerini dile getirmek istediler. Sayfada kullanıcıların isimlerinin başına "TC" ibaresini koymaları istendi. Buna olumlu yaklaşan birçok kullanıcı isminin başına "TC" ibaresini koydu.



www.bilimtrue.blogspot.com



www.bilimtrue.blogspot.com


İNSAN DA CENNET CEHENNEM DÜŞÜNCESİ.

İNSAN DA CENNET CEHENNEM DÜŞÜNCESİ.

Yolculuktan dönen Fenike gemicileri okyanusun öbür ucundaki ölümsüz bahar ülkeleri, kuzey bölgelerinin ölümsüz gecelerini anlata anlata bitiremiyorlardı. İşte cennet ve cehennem düşünceleri bu hikayelerden doğdu. Yüzyıllardan beri öldükten sonra ne olacağını kendi kendine soran insan, bu yerlerde yaşayabilmek düşüncesinden hoşlanıyordu. Böylelikle sevgili ölülerini barındırabilecek bir yer de bulmuş oluyordu. Sonsuz bahar ülkesi çekiyor, sonsuz karanlık ülkesi korkutuyordu. Şu halde iyiler birinciye, kötüler ikinciye gitmeliydiler. Bundan da Tanrı tüzesinin (adaletinin) insanların tüzelerindeki yanlışları düzelttiği düşüncesi doğdu. 


Özetlersek, yüz binlerce yıl boyunca din düşüncesinden uzak yaşamış olan insanlık , ''ilkel komünal toplum biçiminin belli bir aşamasında, kavranılamayan doğa güçleri karşısında insan güçsüzlüğünün bir yansıması olarak dini oluşturmuştur. 


                                                                www.bilimtrue.blogspot.com

29 Ekim kutlayanlara 31 yıl hapis!


Antalya'da 29 Ekim nedeniyle Atatürk heykeline çelenk koymak isteyenler için 31 yıl hapis istendi

Antalya’da 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı’ndan bir gün önce Cumhuriyet Meydanı’na çelenk sunma töreninde polis barikatını aşarak ’direnme suçu’nu işledikleri gerekçesiyle haklarında dava açılan 6 kişinin yargılanmasına, 10 Nisan’da başlanıyor. ’Polis memurunu elle ittiği’ bilirkişi raporuyla tespit edilen 6 kişi için toplam 31 yıl 1 ay hapis isteniyor.
Antalya Emniyet Müdürlüğü Çevik Kuvvet Şube Müdürlüğü’nde görevli iki polis memurunun mağdur olarak yer aldığı davada savcılık, ’kamu görevlisine görevinin yapılmasını engellemek amacıyla cebir kullanmak suretiyle görevi yaptırmamak için direnme’ suçunu işledikleri gerekçesiyle 6 kişi hakkında 6 aydan 3 yıla hapis cezası talep etti.

Aynı suçlamayla ilgili daha önce 13 kişi hakkında takipsizlik kararı verilirken, iki polisin davacı olduğu olayla ilgili Zeki Gökçe, Turgay Doğan, Yekta Koç, Özgür Erdoğan, Ayhan Zor ve Mürsel Çoşkun’un, Türk Ceza Kanunu’nun (TCK) ’Görevi yaptırmamak için direnme’ suçunu düzenleyen 265’inci maddesi uyarınca cezalandırılmaları talep edildi.
Davada mağdur olarak ifade veren polisler şikayetçi olmazken, olay yeri görüntü ve fotoğraflarının bilirkişi incelemesi sonucu savcılık 6 kişinin yaşanan arbede sırasında görevli polis memurlarını elleriyle ittiklerini tespit etti. Savcılık olayın aynı zamanda ’zincirleme suç’ olduğunu savunarak, cezanın dörtte bir veya üç oranında artırılmasını talep etti.
Böylece davada adı geçen her kişi için toplam 5 yıl 2 ay 5 gün hapis cezası istendi. Savcılık aynı zamanda TCK’nın 53’üncü maddesi uyarınca şüphelilerin atanmaya veya seçilmeye tabi bütün memuriyetlerden yoksun bırakılmasını da talep etti. 6 kişi hakkında toplamda 31 yıl 1 ay hapis cezasının istendiği davanın ilk duruşması 10 Nisan’da 15’inci Asliye Ceza Mahkemesi’nde görülecek.


www.bilimtrue.blogspot.com




Akil terörist çıktı!


Akil adam listesinde yer bulan KESK Başkanı Lami Özgen terör örgütü üyesi olmaktan yargılanıyor.


Terörün sona erdirilmesi için kurulan komisyona ‘’Akil Adam’’ seçilen KESK Başkanı, ‘’Terör örgütü üyesi’’ çıktı. Altı yıl ceza alan Lami Özgen, 10 Nisan günü de 15 yıl hapis istemiyle yargılanmaya başlanacak.
Gazeteport’un haberine göre; Hükümet tarafından Âkil İnsanlar Komisyonuna seçilen Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu Başkanı Lami Özgen hakkında, ‘’Terör örgütü üyesi’’ olduğu gerekçesiyle 15 yıl hapis cezası istendi. Daha önce de aynı suç iddiasıyla 6 yıla mahkum olan Özgen, 10 Nisan günü Ankara’da yargılanmaya başlanacak.
28 Kasım 2011 günü İzmir 8. Ağır Ceza Makemesinde ‘’Terör örgütüne üye olmak” suçundan 6 yıl 3 ay hapse çarptırılan Özgen, bu dava Yargıtay tarafından onaylanırsa cezaevine girecek. Özgen İzmir’deki davada ‘’Terör örgütü PKK’nın amaçları doğrultusunda faaliyet göstermek ve Demokratik Emek Konfederasyonu içinde örgütlenmekle’’ suçlanmıştı.
15 YIL DAHA
İzmir’deki davadan mahkum olan Özgen, 10 Nisan’da da Ankara’da 15 yıl hapis istemi ile yargılanmaya başlanacak. Cumhuriyet Savcısı Yıldırım Bayyurt’un hazırladığı iddianamede Lami Özgen ve 71 sendkacının 7-15 yıl hapsi isteniyor.
İddianamede Özgen’in KCK/DEMEP’in başındaki sorumlu kişi olduğu iddia edilerek ‘’ Daha önce de aynı suçtan yargılanmış, mahkûm olmuş, temyiz yargılaması devam eden ve terör örgütünün siyaset akademisinde örgüt üyelerinin eğitiminde görev almış bir kişidir.”  deniliyor.
‘’ATALAY’A SÖYLEDİM’’
Özgen, ‘’Akil Adam’’ teklifi aldıktan sonra hakkındaki davayı hatırlattığını belirterek ‘’ Hakkımda açılan davayı Akil adamlık teklifini yapan Başbakan yardımcısı Beşir Atalay’a söyledim, davanın engel olmadığını belirtti ve ben de teklifi kabul ettim. Listeye kurumsal kimliğimle değil, Lami Özgen olarak girdim. Komisyonda yapacağım çalışmalar sadece beni bağlar’’ dedi.

www.bilimtrue.blogspot.com

23 Nisan’da koltuk devri sona erdi !


23 Nisan’da koltuk devri sona erdi

23 Nisan çocuk bayramlarında geleneksel hale gelen Cumhurbaşkanı, Başbakan gibi devlet koltuklarına çocukların oturtulması uygulaması bu yıldan itibaren kaldırıldı.


Geçen yıl 5 Mayıs’ta yürürlüğe giren milli bayram kutlama yönetmeliği, bu yıl ilk kez 23 Nisan’da uygulanacak. Yeni yönetmeliğe göre 23 Nisan’da stadyum kutlaması da yapılmayacak. Her yıl Başkent’te 19 Mayıs Stadyumu’nda binlerce öğrencinin katıldığı gösteriler bu yıl yapılmayacak. Bu yıl Ankara Valiliği, gündüz Ankara Arena Kapalı Spor Salonu’nda ve Gençlik Parkı’nda tüm vatandaşların katılacağı bir gösteri ve şenlik hazırlığı yapıyor. Yeni yönetmelikle, Cumhurbaşkanı,TBMM Başkanı, Başbakan, Genelkurmay Başkanı ve devlet protokolünün katıldığı 19 Mayıs Gençlik ve Spor Bayramı resmi töreni de tarihe karıştı. Her 19 Mayıs’ta sergilenen Samsun’dan getirilen bayrak ve toprağın teslimi gibi uygulamalar da yapılmayacak. 

www.bilimtrue.blogspot.com

Dinozorların Nesilleri Nasıl Tükendi?




DİNOZORLAR

Dinozorlar 157,6 milyon yıl civarında kara hayatına egemen olmuş hayvanlardır. Dinozorlar yeryüzünde ilk kez 230-225 milyon yıl önce göründüler. 65 milyon yıl önce ise, nesilleri tükendi.
Dinozorların 157,6 milyon yıl kadar yaşamasının 
sebeplerini şöyle açıklayabiliriz:




• Çevreye uyum sağladılar.
• Puflu ve su geçirmez derileri sayesinde korundular ve kuru kaldılar.
• Sert kabuklu yumurtaları sayesinde pek çok yavru yaşadı.
• O dönemde yaşayan diğer hayvanlara oranla daha kolay yürüdüklerinden kolayca yiyecek bulup, düşmanlarından kaçtılar.
• Bazı dinozorlar ot, bazıları da et yediklerinden yiyecek sıkıntısı çekmediler.
• Zamanının en güçlü türlerinden biri oldukları için diğer türde hayvanlar onlara karışmadılar.

Yeryüzünde yaklaşık 850 civarında dinazor türü vardı. Bunlardan kimi bitkilerle beslenirken, kimi et yiyordu. En kalabalık otçul dinozor türleri, apatosaurus ve brachiosaur’tur. Bunlar gelmiş geçmiş en büyük hayvanlardandı. Örneğin apatosaurus 30 ton ağırlık ve 21 metre uzunluğa ulaşabiliyordu. Otçul dinozorlar, kendilerini etçil dinozorlardan korumaya yarayacak özel silahlara sahipti. Örneğin triceratops, başında üç boynuz taşırken, ankylosaurus çıkıntılı kemiklerle korunuyor, styracosaurus’un kuyruğunda ise sivri dikenler bulunur.
Kısa bacaklı dinozorlar süratli ve yırtıcı olabilir. Etçil dinozorlar, tıpkı insanlar gibi arka ayaklarının üzerinde yürürler ve ayakları çok küçüktür.

Dinozorların yumurtaları oldukça kalın kabukludur. Bu kabuk içerisindeki yavruyu korur.

Nesilleri Nasıl Tükendi?

Dinozorların nasıl yok olduğuna dair bugüne değin birçok iddia ortaya atılmıştır. Geçmişte, dinozorların kısa bir süre içinde toplu olarak nasıl yok oldukları uzun bir süre açıklanamamış ve yanardağ patlamalarından dünyadaki iklim değişikliklerine kadar çeşitli teoriler ortaya atılmıştır.
1980 de ise Nobel ödüllü fizikçi Luis Alvarez ve oğlu jeolog Walter Alvarez dinozorları bir göktaşının ortadan kaldırdığını ileri sürdü. Alvarezler'in bu görüşü 85'li yılların sonları ve 90'lı yılların başlarında bilim çevrelerinde ağırlık kazanmış ve ilerleyen yıllarda da ortak kabul olmuştur. Yapılan araştırmalar da bu görüşü kanıtlamıştır. Dinozorların nasıl yok olduğuna ilişkin bilim adamlarının sahip oldukları bu görüş dinozorların sonunun 65 milyon yıl önce yaklaşık 10 km çapında bir göktaşının Dünya'ya çarpmasıyla gerçekleştiğini açıklar. Bu göktaşı Meksika'nın Yukatan Yarımadası açıklarında Dünyaya çarpmış ve çarpma anında 200.000 km³ madde buharlaşmış, erimiş ya da yüzlerce kilometre öteye savrulmuştur. Bu çarpma sonucu canlı türlerinin %70'inden fazlası yok olmuş ve 170 km çapındaki, Dünya'nın en büyük kraterlerinden biri olan Chicxulub krateri meydana gelmiştir. Çarpmanın 100 milyon megaton TNT'ye eşdeğer bir enerji açığa çıkardığı tahmin edilmektedir. Çarpma sonucu oluşan toz tabakası atmosferi kaplamış, Dünya aylar boyu karanlıkta kalmış, sıcaklık suyun donma derecesine kadar düşmüş ve asit yağmurları yaşanmıştır. Dinozorlar iri cüsselerinden dolayı saklanamamışlardır. Aylarca süren bu karanlık ve soğuk dönemde bitkilerin fotosentez yapamaması besin zincirini yıkmış ve bu felaketler zinciri de dinozorların sonunu hazırlamıştır. Dünya hiç güneş görmeyince buz devri oluşmuştur. Fakat dinozorların tümü ölmedi, bir kısmı yaşamına devam edip evrim geçirerek şimdi kuşların atasını oluşturduğu düşünülüyor.


www.bilimtrue.blogspot.com

Kendi Kendini İyileştiren Sentetik Deri

KENDİ KENDİNİ İYİLEŞTİREN SENTETİK DERİ



Amerikalı bilim insanları, kendi kendini iyileştirebilen, dokunmaya duyarlı sentetik deri geliştirdi.

"Nature Nanotechnology" dergisinde yayımlanan araştırmaya göre Stanford Üniversitesi Mühendislik Fakültesi'nden bir grup bilim insanı tarafından geliştirilen sentetik deri, dünyada normal ısıda kendisini iyileştirilebilen ve dokunulduğunda "basınç" algılayabilen ilk materyal oldu.

Projeyi yöneten Prof. Zhenan Bao, sentetik derinin kendini tamir eden araçlar ile akıllı protez üretiminde çığır açacağını söyledi.

Daha önce yapılan çalışmalarda üretilen materyallerin kendilerini iyileştirmesi için çok yüksek ısı gibi pratik olmayan koşullar gerektirdiğini belirten Prof. Bao, geliştirdikleri suni derinin, üzerine atılan bir kesiği oda sıcaklığında, sadece yarım saat içinde tamamen iyileştirebildiğine dikkati çekti.

İyileştirme sürecinde materyalin yapısında herhangi bir değişiklik meydana gelmediğine işaret eden Prof. Bao, materyalin böylece kendini sayısız kez düzeltebildiğini söyledi.

Hidrojen bağları ile birbirine bağlanmış uzun molekül zincirlerinden oluşan dayanıklı plastik polimerden yapılan sentetik deri, atomlar arasındaki çekim sayesinde kendini iyileştirebiliyor.

Dokunmanın algılanması için materyale nikel partikülleri eklediklerini belirten Prof. Bao, iletkenlik ve mekanik güç kazandıran nikel partiküllerinin baskı uygulandığında hareket ederek materyali dokunmayı duyarlı hale getirdiğini belirtti


www.bilimtrue.blogspot.com

6 Nisan 2013

RedHack, Twitter sansürünü nasıl kırdı?





Daha önce şikayet edilen ve twitter hesabı kapatılan RedHack sosyal medyaya bakın nasıl geri döndü..



Kızıl Hack olarak adlandırılan RedHack'in şikayetler üzerine Twitter adresi kapatılmıştı. RedHack ise destekçileri ile birlikte hesabını geri açtırdı. RedHack Twitter hesaplarıaçılınca , şikayet edenleri eleştirdi. Hesapları uzun süre kapalı kalan RedHack bakın olanları nasıl değerlendirdi.

İşte RedHack'in attığı o Tweetler!

RedHack ★ ‏@TheRedHack 

Birlik, Mücadele, Zafer! ;)

RedHack ★ ‏@TheRedHack 

Hesabimiz tekrar aktif edilirken, diger butun yedek hesaplarimiz kapatildi. Ayricatelefon, vb bilgileri vermemizin yasak oldugu soylenerek+

RedHack ★ ‏@TheRedHack 

Bu surecte destek veren, sabah aksam ugrasan tum AILEMIZEHALKIMIZA tesekkur ediyoruz Bizleri yalniz birakmamallari en buyuk kazancimizdir+

 RedHack ★ ‏@TheRedHack 

Zafer Direnenlerindir! Parasi, mali-mulku olanlarin guclu olmasi eskidendi, simdi ise "bilgi" kimdeyse guclu o'dur! Kaldigimiz yerden devam!

RedHack ★ ‏@TheRedHack

Halen duymayanlar varmis; Hesabimiz 2 Nisan'dan bu yana twitter tartafindankapatilmistiailemizin cabalariyla bugun yeniden aildi..

RedHack ★ ‏@TheRedHack 

Kotu gunlekrde yanimizda olan, cabalayan, resimlerini redhack yapan bazi arkadaslarvardi.. Illeriki gunlerde onlarla #RedHalk'i kuracagiz.

RedHack ★ ‏@TheRedHack 

25 Yıl Hapis dediler püskürttük, "Silahlı Teror Orgütü" dediler püskürttük, Sansürlemeye çalısıp, ne yaptilarsa püskürttük! Acıdık resmen ;)

3 Nisan 2013

"Karanlığı aydınlatacak proje hayata geçti"

"Karanlığı aydınlatacak proje hayata geçti"

Şili’nin Chajnantor platosunda yer alan, dünyanın en büyük teleskop ağı ALMA, düzenlenen görkemli bir törenle açıldı.

Gökbilimin en pahalı projesi

Uluslararası kurumların ortaklığıyla hayata geçirilen, dünyanın en büyük astronomi projesi olan ALMA, insanlığa Uzay’ın bugüne kadar görülmemiş, sayısız gizemle dolu olan köşelerini gösterecek.

Neredeyse sıfır nem ve bitki örtüsü bulunan Chajnantor platosunda yer alan ALMA, sahip olduğu konum sayesinde, Uzay’ın Kuzey Yarımküre’deki hiçbir teleskop tarafından gözlemleneyemeyen noktalarını görebiliyor.





Ve kara çarşaf okula girdi!

Ve kara çarşaf okula girdi!

AKP'nin 4+4+4 eğitim sistemi, serbest kıyafet uygulaması derken okullara kara çarşaf da girdi.

İstanbul Arnavutköy Mehmet Akif Ersoy Lisesi'nde öğrencilerin kara çarşafla derse girdiği ortaya çıktı.

Yurt gazetesinden Ali Cemal Karabudak'ın haberine göre, AKP Hükümeti'nin 4+4+4 eğitim sistemi kapsamında 2013-2014 öğretim yılında okullarda uygulamaya koyacağı ''Serbest Kıyafet Yönetmeliği'' ile ilgili ilkokul çağındaki çocukların dahi türbanla okullarda eğitim görmesi tartışmaları sürerken, Arnavutköt Mehmet Akif Ersoy Lisesi'nde skandal bir fotoğraf ortaya çıktı. Görenlere ''Yok artık'' dedirten fotoğrafta, mevcut yönetmelik uyarınca bütün öğrencilerin üniformayla geldiği okulda, lise son sınıfta okuyan bir kız öğrencinin derse kara çarşafla girmesi görenleri hayrete düşürdü.

Öğretmenler tarafından kılık-kıyafet yönetmeliği kapsamında uyarılan çarşaflı öğrencinin, Arnavutköy İlçe Milli Eğitim Müdürü İbrahim Demir tarafından korunduğu ve uyaran öğretmenleri de, ''Kendinizi Silivri'de bulursunuz'' diye tehdit ettiği öne sürüldü. 10 Ocak 2013 tarihinde İlçe Milli Eğitim Müdürü olarak Arnavutköy'e atanan İbrahim Demir'in daha önce Bayrampaşa'da Memur-Sen'e bağlı Eğitim Bir Sen üyesi olduğu ve İlçe Milli Eğitim Müdür'ü olmadan önce ''Arnavutköy'e Eğitim Bir Sen'i örgütlemeye gidiyorum'' dediği iddia edildi.

Konuyla ilgili Yurt'a konuşan Mehmet Akif Ersoy Lisesi yöneticileri fotoğraftaki sınıfın kendi okulları olduğunu teyit etti.

"Kılık-kıyafete uymayan öğrencileri uyarsak da İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü, bize 'öğrencileri derse alacaksın' dediği için bir yaptırım uygulayamıyoruz" diyen okul yöneticileri, "Yasal olarak da bir yetkimiz yok. Velilerle aramız bozulmasın diye bazı şeylere göz yumabiliyoruz. Bakan bile çıkıp medyada 'öğrencilere karışmayın istedikleri gibi giyinebilirler' diyorsa, biz ne yapalım. Arada kalıyoruz'' dedi.